
Bir amansız İstanbul akşamı
Yorgun kaldırımlarında serseri adımlar
Bir güvercinin kanı damlıyor şehre
Bir ucuz haber bülteni asılsız bir ihbar
Ben yakmışım İstanbul’u
Sıla rengi gözlerine yandığım kadar
Sıla rengi gözlerinde ben rehin
Ben kayıp ben kaçak
Katil zanlısıyım bu şehrin
Şiirin devamı için tıklayınız »

Son vapur da ayrıldı limandan
Son tren içimi çizipte geçti
Bir bir ışıkları söndü odaların
Kapılar gözlerini uykulara kapadı
Yarim, yağmur yüreklim
Uyuyor musun…
Şiirin devamı için tıklayınız »

kırgınım, saçılmış
bir nar gibiyim
sessiz akan bir ırmağım
geceden
git dersen giderim
kal dersen kalırım
Şiirin devamı için tıklayınız »

Gönlümle baş başa düşündüm demin;
Artık bir sihirsiz nefes gibisin.
Şimdi tâ içinde bomboş kalbimin
Akisleri sönen bir ses gibisin.
Şiirin devamı için tıklayınız »

Belh”in gönül sultanı İbrahim (bin) Edhem”e gelen biri, halinden şikayet ederek der ki:
-Efendim, nefsimden şikayetçiyim,günah işlememe konusunda karar alıyorum ama yinede kararımda duramıyor günaha giriyorum.Sonrada içimden feryatlarım arşa yükseliyor,vicdan azabı çekiyorum.Bana birazcık nasihatta bulunsanız da şu vicdan azabı çektiğim günahlarımdan kurtulsam,bir daha girmesem bana azap veren bu günahlara…
Şiirin devamı için tıklayınız »